BMW Marka Hikayesi – Dijital Tekerlek

BMW, 7 Mart 1916 tarihinde uçak motoru üreten Karl Rapp ve Gustav Otto’nun fabrikalarını birleştirmesiyle serüvenine başladı. Bununla birlikte bir çoğumuzun yalnızca üç harf olarak bildiği markanın isminin açılımı “Bayerische Motoren Werke” şeklinde.

Marka, Birinci Dünya Savaşı sırasında uçak motoru üreticisi olarak kuruldu. Bununla birlikte markanın kurulduğu tarih serüvenin başladığı 7 Mart 1916 olarak kabul ediliyor. Bavyera’ya özgü olan beyaz ve mavi renklere sahip olan klasik klasik logo 1917 yılında tescillendi. Yüksek irtifalı uçaklarla 1919 yılında kırılan dünya rekoru ile Bayerische Motoren Werke için ışıltılı günler başladı. Ayrıca markanın ilk faaliyetlerine işaret eden pervane simgesi, 1920’lerde ortaya çıktı.

1923 yılına gelindiğinde Alman üretici, uçak motorundan farklı olarak R32 motosikletini Berlin Otomobil Fuarı’ndaki tanıtımı ile tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı. Bununla birlikte zarafetin ve sportifliğin bir simgesi olarak tanımlanan motosiklet, marka için oldukça önemli bir dönüm noktası.

İlk otomobil 1929 yılında BMW 3/15 PS DA2 olarak kamuoyuna duyuruldu. Bununla birlikte bu otomobil, şirketin otomobil sektöründeki başlangıcı niteliğini taşımaktadır. 1933 yılında ise en güncel modellerde dahi gördüğümüz meşhur böbrek ızgara tasarımı 303 modelinin tasarımında kullanıldı. 303 modeli marka için yüksek performans, konfor ve güvenliği bir araya getiren bir geleneğin öncüsü olarak nitelendirilmiştir. 303’ün ardından 1936 yılında tanıtılan 328 ile marka, Avrupa çapındaki yarış pistlerinde bir çok zafere ulaştı.

Süre gelen yıllar ile birlikte konfor tarafında 501, zerafet noktasında 507, unutulmayan otomobil noktasında Isetta, yeni bir sınıfın öncüsü olan 1500 ve sportif duruşlarıyla 02 Serisi ve 2800 CS modelleri ile marka ürün gamını çeşitlendirdi.

İlk elektrikli BMW

1972 yılına geldiğimizde Münih Olimpiyat Oyunları kapsamında elektrikli bir otomobilin prototipi olan “alternatif sürüş konsepti araştırmasının” bir prototip model tanıtıldı. Bununla birlikte bu model 43 beygir güce ve sıfır emisyona sahipti. 1972 yılı marka için yalnızca ilk elektrikli otomobil prototipi ile önem kazanmaksızın efsanevi 6 Serisinin başlangıcı ve ilk M otomobili olan üst düzey spor otomobil M1 modeli resmi olarak tanıtıldı. Marka 1970’li yıllarda günümüzde de ürün gamında bulunan 3 Serisi ve 7 Serisinin yolculuğu başladı.

1983 yılında Formula 1 Dünya Şampiyonasında Brabham BMW BT52 ile boy gösteren Brezilyalı sürücü Nelson Piquet; BMW tarafına Formula 1 Dünya Şampiyonluğunu da beraberinde getirdi. Bununla birlikte 1980’li yıllarda marka, BMW 635 CSi Coupé ile Spa 24 Saat Yarışlarının yanı sıra, üç kez Avrupa Binek Otomobiller Şampiyonasında (1981, 1983 ve 1986) ve 1984’te Alman Binek Otomobiller Şampiyonasında zafere ulaştı. Ayrıca 1980’li yıllarda 8 Serisi ve Z1 modeli de markanın ürün gamında dahil edildi.

Bavyera eyaletindeki BMW Müzesini hızlı bir şekilde gezmek için Instagram gönderimize buradan ulaşabilirsiniz.

1990’lı yıllara geldiğimizde; elektromobiliteye yönelik geliştirilen E1 ve efsanevi Z3 marka tarafından tanıtıldı. Bununla birlikte 1999 yılında BMW fabrika ekibi ile gelen Le Mans 24 Saat birinciliği marka için oldukça önemli bir kilometre taşıydı.

2000’li yıllarda artan elektromobilite adımları ile marka ürün gamını güncellemeye ve geleceğe yönelik otomobiller ve motosikletler geliştirmeye devam ediyor.

Son olarak BMW tarafının Rolls-Royce, Mini, Husqvarna gibi markalarında sahibi olduğunu belirtmek gerekiyor.

“Porsche Marka Hikayesi”

Author: admin